29 Aralık 2016 Perşembe

🌠 2017'yi Beklerken..🌠

15 yorum
Bir yıl daha gidiyor. Bir yaş daha alıyoruz. Belli ki yaşlanıyoruz. Nasıl geçtiğini de anlamıyoruz zamanın. Bakalım şöyle bir geçmişe. 2016'ya nasıl girdiğimi hatırlıyorum da günler, haftalar, aylar nasıl geçti.. Bir türlü çözemiyorum..

Ümitlerim var benim 2017'den. Umutlarım ve bitmeyen hayallerim. Mesela daha dolu yaşamak istiyorum bu yılı. Daha mutlu, daha huzurlu. Hani böyle bir şeyi ilkinde yapamazsın da ikincisin de daha iyi yapmaya çalışırsın, en azından özen gösterirsin ya. İşte öyle. Her geçen yıl diğerinden daha güzel geçsin istiyorum. Gelen gideni aratmasın mantığı.




Mesela çok üzüldük 2016'da. Çok öldük, çok öldürüldük ve çok yara aldık. Ağzımız sürekli 'lanet olsun, kınıyoruz, Allah kahretsin!' sözleriyle doldu taştı kapanmadı. Gözümüz sürekli ağladı. Kalbimiz hep acıdı. Tam geçti derken yine öldük, öldürüldük, yaralar aldık. Sonra yine. yine. yine...
Ben 2016 da ne yaptım diye bakıyorum şimdi arkama. En iyi yaptığım şey okul oldu. Yarım kalanları tamamlamak zordur ama güzeldir.

Son 4-5 yıldır yılbaşı programı yapmıyorum. Bu sene de yapmadım. Aslında yurt dışına gidecektim. Pasaport randevumu yetiştiremedim. Ama 2017'ye dair ilk planım yurt dışına çıkmak. Bu da güzel bir başlangıç olabilir gelecek seneye dair. O yüzden de mutluyum aslında.

Çok seyahat edemedim. Yeni bir yer keşfedemedim. Sadece üç konsere gittim. Sadece dört sinema filmi izledim. Ama hayatta izlemem dediğim Game Of Thrones'a başladım. 3. sezonun yarısındayım. O hayatta izlemem dediği diziyi şu an bıraksanız 10. sezonu dahil üç günde bitirebilirim.

Dileklerim var 2017'den. Ülke olarak insanlara, bana, aileme, ev sevdiğim arkadaşlarıma, tanıyıp tanımadığım herkes bu sene çok mutlu olsun. Huzurlu olsun, sağlıkları eksilmesin bedenlerinden. Kayıplar yaşamasın. Herkes istediği yerde istediği hayatı yaşasın. Özgür olsun. Savaş olmasın. Minicik yavrular ölmesin. Anneler ağlamasın. Babalar askerden oğlum gelsin diye dört gözle beklerken onların üzerlerine toprak atmak zorunda kalmasın. İnsanlar saygılı olsun. Duyarlı ve en önemlisi VİCDANLI olsun. Çocuklar dayak yemesin şeker yesin. Sevgi eli uzatılsın onlara tecavüz değil.

Kendime isteklerimde var. Okulumu bitireyim. Sonra ikinci üniversite hayalim gerçekleşsin. Okumanın yaşı yok sonuçta. Yeni hobiler edineyim. Artık bu sene araba alabileyim. ( Bu zamlarla yine zor ama..) Kendi işimi kurayım. Bir de tarih atarken 2017 yazmaya çabuk alışayım. Bereketli bir yıl olsun. Daha çok gezeyim. Yeni yerler keşfedeyim. Yurt içi yurt dışı fark etmez. Çok daha anım olsun. Çok kitap okuyabileyim hiç seçmeden. Daha fazla müzik dinleyebileyim. Bütün şarkıları bileyim. 80'ler, 90'lar 2000'lerin başı. Yeni hit şarkılar, yerli -  yabancı.. Evet böyle bir manyaklığım var itiraf ediyorum. Bütün şarkıları dinlemek ve ezberlemek..

Dil öğreneyim. İngilizceyi geliştireyim. İtalyanca, İspanyolca gibi farklı diller öğreneyim. Not tutmayı alışkanlık haline getireyim. Düşünüyorum, kendimle konuşuyorum ama sonra hemen unutuyorum. Unutmadan hepsini yazacak bir robot icat edilmeli mesela.

Umutluyum 2017 den.
Umarım içimden geçen bütün iyi niyetli dileklerim kabul olur. Daha fazla biz olalım. Ben, sen, o değil. Kürt, laz, çerkez değil. Alevi, sünni değil. Sadece BİZ!

Devamını oku..

5 Aralık 2016 Pazartesi

Maybelline Push Up Drama & Push Up Angel İnceleme

5 yorum
Artık duymaktan hatta görmekten bıkmış olsak da bu iki ürünün inceleme yazısını yazmadan geçemedim.
Maybelline markasına ait olan bu iki rimel için neler duydum, neler okudum. Dayanamadım aldım. Uzun bir süredir Drama'yı kullanıyorum, son bir kaç gündür de Angel için baya bir fikrim oluştu.


İlk önce Push Up Drama'dan bahsetmek istiyorum.

Almak için direnmedim. Çünkü Maybelline markasına ait rimellere karşı bir zaafım var. Hakkında okuduğum bütün olumsuzluklara rağmen aldım. İlk kullandığımda herkes gibi bende sevmedim. Ama yiğidi öldürüp hakkını yeme demişler. Gerçekten hacim, kirpikleri ayırma, uzatma anlamında benden 10 üzerinden 10'u aldı. 2 kat uyguladığımda kirpiklerimi kaşlarıma kadar değdirdi.

Herkes gibi olumsuz olarak gördüğüm tek yanı fazlasıyla ıslak yapıda olması. Ben ilk önce rimel sürüp makyajımı tamamladıktan sonra eyeliner çeken biri olduğumdan çok fazla problem yaşamadım o konuda. Ama tabi ki acil bir durumda benim gibi makyaj yapanlar bu rimeli tercih etmeyecektir.

Yine Cosmetica indiriminden stok yaptım ben. Benim gibi sevenler varsa ara sıra Cosmetica'yı takip edin. Fiyatı 10 TL'ye kadar düşüyor..

Benim gibi uzun ve dolgun bir kirpik düşkünüyseniz bu rimel hiç size göre değil. Bana göre de değil. İlk aldığımda ( yazısı burda ) bir arkadaşım baya laf etmişti neden aldın diye. Yerden göğe kadar haklıymış. İnce ve plastik fırçası sayesinde kirpikleri sadece doğal bir görünüme kavuşturuyor. Onun dışında 'bence' hiç bir esprisi yok. Adında ki Angel gibi yani melek kanadı gibi bir görünüm vermiyor kirpiklere.

Bitene kadar üst kirpiklerle değil alt kirpiklerime uygulayacağım. Bir daha da alacağımı sanmıyorum. Yine Cosmetica indiriminden merak ettiğim için almıştım.

İki rimel için bir de ben yorum yapayım istedim. Umarım açıklayıcı olmuştur.
Yorumlarınızı bekliyorum 💬








Devamını oku..

30 Kasım 2016 Çarşamba

130 TL'ye Makyaj Alışverişi | Black Friday

18 yorum
Büyük indirim ve alışveriş günü olan Black Friday geçen hafta cuma başlayıp pazar günü son bulmuştu. Bütün markalar, firmalar bu indirimleri yaptı ve bende bir güzel yararlandım kozmetik anlamında.
Kozmetik de online alışverişi çoğunlukla Cosmetica dan yapıyorum. Hem haftanın belli günleri büyük indirimler oluyor hemde kapıda ödeme sistemi olması beni mutlu ediyor. Aldığım ürün elime gelmeden parasını ödemek bana göre değil 😤

Hadi bakalım neler almışım..


Maybelline The Eraser Eye Concealer: Daha önce Gratis indiriminden Nude rengini almıştım. İhtiyacım olan bir ürün değil ama indirimi duyunca meraktan aldım. Sanırım 15,90 T'ydi fiyatı Gratis de. Cosmetica'dan Light rengini 14,90 TL'ye aldım. Daha sonra detaylı bir yazı yazmayı düşünüyorum.
Maybelline Affinitone Foundation: Yıllar yıllar önce belki de Affinitone serisi ilk çıktığında bir arkadaşım doğum günü hediyesi olarak almıştı bana bu fondöteni. Maybelline markasına ait ürünlerden bir makyaj çantası olarak. O zaman hiç beğenmemiştim. Şimdi kendisine bir şans daha vermeyi düşünüyorum. Çünkü herkes bu serinin baya düzeldiği görüşünde. İndirimden 14,90 TL'ye aldım.
Maybelline Fit Me! Foundation: Bir anne atasözü der ki 'Fondöten üstüne mi yatacaksın' 😊 Bilerek ve isteyerek aldığım tek mat fondöten. Almayı düşünmediğim bir üründü. Yine indirimi yakalayınca 'belki lazım olur' diyerek aldım. Fiyatı 13,90 TL.
Maybelline Facestudio Blush: Hep aynı renk allıklardan ne anlıyorum bilmiyorum ama sanırım buna son vermem gerekiyor. Neredeyse aynı renk olan allıkların sayısı baya bir çoğaldı bende. Fiyatı 14,90 TL.
Maybelline Push Up Angel Maskara: Sonunda bende aldım. Gerçi çok olmadı daha ülkeye geleli ama. Drama'dan da memnunum. İlk başlarda pek anlaşamadık ama sonra anlaşmaktan başka çaremiz olmadığını anladık. Bakalım Drama kadar sevdirecek mi kendini Angel? 14,90 TL.


Loreal Infaillible Sexy Balm: Böyle güzel koktuğunu bilseydim farklı renklerini de alırdım.. Normalde pek balm kullanmam. Kullanmayı sevmem. Bunu severim umarım. 11,40 TL


Golden Rose Matte Lipstick Crayon: Golden Rose ruj yapsın ben hepsini alırım sanırım 😊 Daha önce bu kalem rujlarından hiç kullanmamıştım. Ama rengi beni al diye bağırınca dayanamadım.. Kışa uygun süper bir renk.  Fiyatı 6,90 TL


Maybelline EyeShadow Palette Blushed Nudes: Şu paleti alan bir almayan bin pişman sanırım. Çok okudum, baktım, araştırdım. Gratis'e bunun için gittim gittim geldim. Elime aldım aldım bıraktım. Seveni de çok sevmeyeni de. Ama en son indirimdeyken alıyım istedim. Bakalım ben hangi tarafta olacağım. Fiyatı 23,90 TL.
Signal White Now Gold: White Now yazan bütün diş macunlarını denedim sanırım. Ve hepsi de bana göre 10 numara 5 yıldız macunlar. O yüzden asla vazgeçmeyeceğim bu üründen. 9,90 TL.
Oral-B Deep Clean Diş Fırçası: Yedek olarak aldım. Fiyatı 6,90 TL.

İndirimlere bayılıyorum ama kendime söz verdim. Uzun bir süre kozmetik alışverişi yapmayacağım. Hatta online sitelerde ki üyeliklerimi bile silmeyi düşünüyorum bir süreliğine. Umarım sözümde dururum. Yoksa bu gidiş gidiş değil bende ki. Şunu da bunu da derken önünü alamıyorum ve koyacak yer bulamıyorum. Çoğunu kullanamıyorum bile..

Ben Black Friday'den bu şekilde yararlandım. Siz neler yaptınız?

Yorumlarınızı bekliyorum 💜








Devamını oku..

28 Kasım 2016 Pazartesi

Bir İstanbul Kaçamağı #2 | Büyük Valide Han

9 yorum
Bu hafta sonu iade i ziyaret yaptım. Şu yazımda İstanbul'dan gelen arkadaşımla İzmit'te geçirdiğimiz vakitten az fotoğraflı da olsa bahsetmiştim. Pazar günü de ben kendisine gittim.

Taşını toprağını sevdiğim İstanbul.. Aslında beni bilen bilir sevmem pek İstanbul'u. Ama bir yandan da kendimle çelişiyorum. Sevilmeyecek şehir mi diye. Değil. Trafiğini, kalabalığını alın ben İstanbul da yaşarım. Ama diğer türlüsü mümkün değil. Kalabalığı da sevmediğimden değil oysa ama alışmışız İzmit'in sakinliğine, dingin hayatına. Fazla geliyor gibi geliyor bana İstanbul. Hoş İzmit de artık İstanbul'a benzedi ya neyse..

Sosyal medyada takip ettiğim arkadaşlarımdan hep gördüğüm ama gitmeye hiç fırsat bulamadığım yerlere gidelim istedim. Böylelikle ilk durağımız Büyük Valide Han oldu. İtiraf edeyim zor bulduk. Aslında yeri kolay ama çıktığımız o bayırı asla unutmayacağım 😓

Manzarayla baş başa bırakayım sizi..


Sabah erken saatte gitmemize rağmen müthiş bir kalabalık vardı. İnsanlar fotoğraf çekmek için bildiğiniz kuyruk halindeydi. Şehir dışından gelen bir fotoğrafçı grubu vardı. Ablalar, teyzeler.. Şahsen onları o kadar kalabalık bir şekilde görünce çok şaşırdım.


Büyük Valide Han'a giriş ücreti 1 TL. Çok ama çok eski olduğundan tadilat için toplanıyor bu 1 TL. Bu manzara değer her şey..


Nerede olduğunu ve nasıl bir yer olduğunu bilmeden gittiğimiz için iki fotoğraf çeker sonra vardır yakınlarında kahvaltı edecek yer diye düşünmüştük ama ne yazık ki öyle olmadı. Bulunduğu bölgede bolca esnaf var. Çeyizlik eşya satan esnaflar. Sokaklardan geçerken ellerinde müşteri çekmek için tabelalar göreceksiniz. Çeyizlik eşya ihtiyacın var mı diye soranları, bir şeyler almak için gelen onlarca hatta yüzlerce insanları..


Geleneği bozmadım ve kulede tabi ki zıpladım.


Yapamam ben diyorsanız demeyin. İlk bakışta tehlikeli gibi görünse de asla değil. E tabi biraz dikkatli olmakta fayda var. Bu fotoğrafta ki en büyük kubbe. Daha küçük olanlar da var. Ama en güzeli bu benden söylemesi. Bu arada yükseklik 18 metre 😉

Mükemmel bir İstanbul günü geçirdim. Hatta sadece burası bile bana yetti. İnanın akşama kadar durup fotoğraf çekebilirdim. Ama buraya gidecekseniz iyi bir fotoğraf makineniz olsun yanınızda. Zira telefonunuzun hafızası yetmeyebilir benim gibi..

Devamını oku..