13 Mart 2017 Pazartesi

D&R Kitap Alışverişi ❤

Hiç yorum yok
Şubat ayında maillerime gelen bir kampanyadan yararlanmak istedim. D&R şubat ayı boyunca yapılan tüm alışverişlere ücretsiz kargo kampanyası başlatmış. Almak istediğim bir kaç kitap vardı. Bende hemen edinmek istedim.

Aldığım üç kitaptan ikisi Atatürk ile ilgili. Biri Gençler İçin Fotoğraflarla Nutuk. Yıllardır okumak istediğim ama kalın diye hep kaçtığım bir kitap. Kaçmak için sebebim saçma gelebilir. Şuan bana da inanılmaz saçma geliyor. Ama şunu anladım ki bir şeyleri savunabilmek için okulda öğretilenler yeterli gelmiyor şu günlerde. İnsanların gözü kör olmuş ve bunu biz gençler değiştireceğiz. O yüzden geldiği gün hiç vakit kaybetmeden okumaya başladım. Ve bir tavsiyem var. Bu kitabı olmasa bile lütfen şuan bir kez Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni açıp okuyun.



Diğer aldığım kitap ise Can Dündar'ın yayına hazırladığı Yaveri Atatürk'ü Anlatıyor. Atatürk'ün yaveri Salih Bozok, Selanik yıllarından başlayarak ölene kadar bir gölge gibi izlediği,sınırsız bir sevgiyle bağlı olduğu Atatürk ile yaşadıklarını anlatıyor. Tavsiye üzerine aldığım bir kitap. Bir bölümünü okumaya başladım. Gerçekten çok etkileyici.

Bir diğeri ise oyuncu Zafer Algöz'ün yazdığı bir kitap. Kendisini twitter dan da takip ediyorum. Kitabı gördüğüm günden beri isminden ötürü fazlaca merak etmiştim. Kitapta hayatı boyunca yaşadığı komik, ilginç anılarını anlatıyor. Kemal Sunal, Cem Yılmaz, Sadri Alışık ve çok daha fazla kişiyle anıları bulunuyor. Kitabı iki günde bitirdim sanırım. Eğlenceli bir kitap olmuş. Güzel anıları okumak çok güzeldi.

Kargo için biraz beklesem de çok güzel bir alışveriş oldu benim için. Dört gözle kargonuz yola çıktı mailini, mesajını beklediğim bir alışverişti. Peki benden önce okumuş olan var mı bu kitapları? Yorumlarınızı bekliyorum 🙋❤

Devamını oku..

28 Şubat 2017 Salı

Lion | İzledim

2 yorum
Şu son zamanlarda şansıma güzel filmlere denk geliyorum. Hadi bi film izleyeyim deyip de izlediğimden pişman olduğum tek bir film yok henüz. Şansım yaver gidiyor gibi film konusunda.

Dün iş yerinde biraz yoğun olsam da başlamışken bitireyim dediğim bir film izledim. 1,5 saatlik filmi 8 saatte bitirmiş olsam da izlemeye değer bir filmdi.



Kısaca özet geçecek olursam;

5 yaşında Hindistan'da fakir ailesiyle yaşayan Saroo, kardeşiyle olan yolculuğu sırasında kazara bir trende kaybolur ve uzun bir süre içerisinden çıkamaz. Yaşadığı yerin 1600 kilometre uzağında gözlerini açan Saroo, nerede olduğunu bilmediği halde hayatta kalmaya çalışır. Bir yetimhaneye düşen Saroo'yu Avusturalya'da yaşan evli bir çift evlat edinir. Bundan uzun yıllar sonra hayatını mutlu bir şekilde yaşayan Saroo'nun aklına sürekli geçmişi gelmeye başlar ve ailesini bulmaya çalışır.

Filmin türü Dram ve İMDb puanı 8,0. Bence biraz daha yüksek puanı hak ediyor. Her şeyi, bütün oyuncuları geçtim Saroo'nun çocukluğunu oynayan Sunny Pawar filmin yıldızıydı. Masumiyeti, sadeliği ve gerçekçiliği harikaydı.


Ayrıca Hindistan da çekilen sahneler çok etkileyiciydi. Kalabalıklık, kırsal bölgelerde ki fakirlik ve bu bölgede çocukların başlarına gelenler apaçık gösterilmişti.

Film Oscar adayıydı, takip eden varsa bilir. Bir çok alanda aday oldu. En iyi film, en iyi yardımcı erkek - Dev Patel  ve kadın oyuncu - Nicole Kidman ve en iyi film müziği - Dustin O'Halloran ve Hauschka olarak adaylıkları vardı. Kazanan olamasalar da adaylığı hakeden filmdi.

Güzel bir film izledim. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Tavsiyeme uyan olursa şimdiden iyi seyirler 🙋

Devamını oku..

24 Şubat 2017 Cuma

Loreal Mucizevi Yüz Bakım Yağı - Dengeleyici

12 yorum
Yazmaya nereden başlasam, nasıl anlatsam dediğim bir ürün ile buradayım. Bir süredir çok düzenli bir şekilde olmasa da Loreal'in mucizevi yüz bakım yağını kullanıyorum. Kendisini sevgililer günü indiriminden çok uygun bir fiyata edindim. Cosmetica dan daha önce bahsetmiştim. Özellikle özel günlerde büyük indirimleri oluyor. Black Friday de yaptığım indirimli alışverişimi okuyabilirsiniz.

Sevgililer günü için de yine güzel indirimler yapınca uzun zamandır girmediğim siteye bakmak zorunda hissettim kendimi. Kendime söz vermiştim uzun süre kozmetik alışverişi yapmayacağıma dair ama bu indirim beni kandırdı 🙈 Normal satış fiyatı 41,90 iken indirimle 20 TL'ye aldım.

Şimdi gelelim ürüne. Ben ışıltı verme etkisini merak ederek aldım. Kimi insan sevmez ama ben yüzümün parlak görünmesini çok seven biriyim. Daha sağlıklı göründüğünü düşünüyorum.


Özellikle kış aylarında kuru bir cildim var. Yüzüme yağ veya nemlendirici uygulamadığım da özellikle alın bölgem pul pul dökülüyordu ki bu ürünü kullandıktan sonra böyle bir durumla karşılaşmadım desem yeridir.

Mucizevi yağın ev sevdiğim yanı kokusu oldu. İlk açtığınız gibi hafiften bir limon kokusu gelse de aslında içerisinde yeşil kekik, karanfil, limon yaprağı, biberiye, melisa, lavanta çiçeği, limon otu ve papatya bulunuyor. Ve ortaya çok temiz bir koku çıkarıyor.

Peki ben nasıl kullanıyorum. Baştan söylediğim gibi çok düzenli kullanmamakla birlikte makyaj altına veya fondötenle karıştırarak yüzüme uyguluyorum. Böylece yüzümde fondöten varmış gibi duymuyor. Ayrıca duştan sonra yüzüm kupkuru olduğundan dolayı 3-4 damla olarak tüm yüzüme uyguluyorum.


Bir de telefonumun nimetlerinden yararlanıp size şöyle bir fotoğraf göstermek istedim 💝 Pek net olmadı ama idare edersiniz siz.

Deneyenlerden yorum bekliyorum ona göre 😉 Herkese güzel cumalar ve şimdiden güzel hafta sonları 🙌




Devamını oku..

10 Şubat 2017 Cuma

Favoriler | Dizi, Film, Müzik ve Daha Fazlası

4 yorum
Bu yazı ortaya karışık favoriler yazısı olsun istedim. Hemen hemen her telden çalacağım anlayacağınız. O zaman müsadenizle başlıyorum.

İlk önce izlediklerimden bahsedeyim. Yabancı dizileri izlemek pek sevdiğim bir şey değil aslında. Daha çok Türk dizileri ilgimi çekiyor. Ama uzun bir süredir başladığım bir dizi var ki belki bir çoğumuz izlemiş ve yuh daha yeni mi izledin diyebilirsiniz. Evet. Game Of Thrones.

Yabancı müzik ve dizilere karşı anlamsız bir tepkim var. Onlar bizi izlemiyor, dinlemiyorsa biz neden onları dinleyelim gibi bir düşüncem var yıllardır. Ama bunu düşünürken güzel olan her şeyi de izleyip dinlemeye çalışıyorum. Evet baya bir depresif durum hali 😃 Game Of Thrones için ön yargılarım yoktu. Ama izlememek için direniyordum. En sonunda başladım. Ve 3. sezonun ortalarındayım. Hedefim en kısa sürede bitirmek.



Favorilerime iki film de eklemek istiyorum. Arkadaşımın tavsiyesi üzerine iki film izledim. İkisi de birbirinden harika. Spoiler vermiyorum. Sadece izleyin diyorum. Exam ve El Cuerpo. Ama özellikle El Cuerpo. İzlerseniz mutlaka yorum bırakın.

 

Sonra ki favorim tabi ki 2017'ye yumruğunu koyan Sezen Aksu Biraz Pop Biraz Sezen albümü. Beklediğimize değen, her bir şarkısına ayrı anlamlar yükleyip ilk kez dinliyormuşum hisse veren güzel kadın. En sevdiğim şarkısı şu diyemiyorum bu albümde. Çünkü albümün yarısı sayabilirim. Canımsın sen, Köz, İhanetten Geri kalan sıralamada ilkler. Canımsın Sen Sezen!


Hepimizin gördüğü bildiği bir dergiye kafayı takmış bulunmaktayım. KAFA dergisi. Evirip çevirip tekrar tekrar okuduğum, her yazıyı kafama kazıdığım bir dergi. 2017'ye KAFA'dan girdim diyebilirim. Güzel bir şeyler okumaya ihtiyacınız varsa mutlaka alın. Bu ay ki kapak Nazım Hikmet'ten;
ne muazzam şey seni sevmek..


Son iki aydır en favori yiyeceğim oldu kendisi. Nestle Nesfit Çilekli Tam Tahıllı Bar. Özellikle kışın çilek bulamadığımız için o yazı hatırlatıyor bana ve bir tanesi inanılmaz doyurucu. Ayrıca çok lezzetli. Denemeyeneniz varsa şiddetle tavsiye ediyorum.



Ve son olarak da aralık ayında Antalya Terracity Avm'den aldığım bu Gap 1969 Denim Etek. Aldığım günden beri haftada en az bir kere giyiyorum ve hatta giymeye çalışıyorum 😍 Artık ne kadar sevdiğimi siz anlayın.



Uzun zaman favorilerim bu şekildeydi. Arada bir de olsa böyle favoriler yazısı yazmak istiyorum. Ne dersiniz?


Devamını oku..

7 Şubat 2017 Salı

19,99 TL'ye Saç Maşası Olur Mu?

12 yorum
Bu aralar buralarda kalamıyorum pek. Neler kaçırdım çok merak ediyorum. Yazılarınızı okuyamıyorum, yorum bırakamıyorum. Mazur görün. Birazcık başıma gelenleri anlatayım.

Biliyorsunuz ki yarım kalan okulumu tamamlamaya çalışıyorum. Şubatta mezun olucam derken bahar döneminden kredimin yetmediği bir ders peydah oldu. Nasıl oldu nasıl kaldı hiç bir fikrim yok. Hiç bir yerde görünmeyen ders birden bire mezun olacağım gün ortaya çıkıverdi. Bu durum beni nasıl üzdü tarifi yok. Okuyanlar varsa beni çok iyi anlayabilir. Hala inanamıyorum ve kabullenmeye çalışıyorum.

Derken ofisimizi su bastı. Bütün teknolojik cihazlar her şey yok oldu. Parkeler, ofis malzemeleri, mobilyalar sabah ofisi açtığımızda su içerisindeydi. Kablolar yanmak üzereymiş. Elektrikçi gelip baktığında bir kablo simsiyah olmuştu. Allah beterinden korudu ama soğuk günlerde buz gibi ofisi ayağa kaldırmak hiç kolay olmadı.

Şimdi gelelim asıl konumuza.


Aslında çok fazla saç şekillendirici kullanan bir insan değilim. Saçlarım tabiri caizse pırasa gibi düz olduğu için 😊 düzleştirici zaten çok fazla ilgi alanıma giren bir ürün değil. Maşa da çok zarar verdiği için çok kullanmamaya özen gösteriyorum. Elimde yıllar yıllar önce Arzum'un Erdem Kıramer serisine ait maşa, düzleştirici ve fön makinesi seti var. Ama daha kalın bir maşaya bazen ihtiyaç duyuyordum.

Televizyon reklamında gördüm bu maşayı da. A101 geçen hafta getirdi. Fiyatının 19,99 TL olduğunu da görünce almak istedim. Nasıl kullanılır ondan bahsedeyim.

Fişe taktıktan sonra açma kapama tuşuna basıyoruz. Mavi ışık yanması gerekiyor. Isınması çok zaman almıyor. Saçın ucunu elinize yakın bölgeden başlayarak sarmaya başlıyorsunuz ve saç plastik aparatın üzerinden içine doğru giriyor. Bu da iri dalga etmenizi sağlıyor. Plastik aparat çıkmıyor. İlk kullandığımda çıkarmaya çalışmıştım az kalsın kırılıyordu 😊 İstediğiniz şekilde dalgaya göre tutuş sürenizi ayarlayabilirsiniz. Ben çok bukle bukle kullanmak istemediğim zaman 10 saniye kadar tutuyorum. Gayet güzel oluyor. Fakat şunu söylemeden geçmiyim. Saçınızı maşanın en başına kadar da sarsanız bukleyi sadece saçın ucuna kadar yapıyor. Saçınızın diplerine kadar bir kıvırcık elde edemiyorsunuz.

Bir güzel tarafı daha var. Eliniz yanmıyor. Sıcak kısmı plastiğin içinde olduğu için sıcaklık hissetmiyorsunuz. Saçlarıma maşa yapıcam diye boynunu bile yakan ben için biçilmiş kaftan bu ürün.

Fiyatına göre gayet güzel bir ürün. 19,99 TL'ye bir maşa alamayacağıma göre fiyatına göre sonuç gayet güzel. Tek kötü yanı almayanlar için. Bir daha ne zaman gelir bilinmez..



Devamını oku..

24 Ocak 2017 Salı

Kahve Muhabbeti #3

4 yorum
Bazı insanlar değişmez, değişemezler.

Geçmişinden gelen öğrendikleri bazı yanlış kurallar vardır. Ve siz o kişiye ne derseniz deyin, nasıl anlatırsanız anlatın o insan gördüğünü bildiğini yapar. Bunun önüne ne yazık ki geçilemez. Bu tip insanlardan o kadar çok var ki çevremizde…

Biraz sert bir giriş oldu farkındayım. Biraz dolup taşmışlığım var bu aralar. Özel hayattan bahsetmeyeceğim. İş hayatından biraz dertleneceğim eğer buyur varsa. Bilirsiniz bir iş hayatında sevdiğiniz insanlar olduğu kadar sevmediğiniz insanlardan da istemediğimiz kadar var. Eğer ki kalabalık bir iş yerinde çalışıyorsanız ne ala. Sevmediğiniz istemediğiniz insanları ayırıp sevdiklerinizle vakit geçirebilmek gibi bir handikapınız var. Ama ya diğer türlüyse. İş yeriniz kalabalık bir yerden oluşmuyorsa, 40 m2 ofiste sadece ve sadece iki kişi çalışıyorsanız ve iş arkadaşınızdan hiç ama hiç memnun değilseniz. İşte hayat o zaman Cedric’in dediği kadar zorlaşıyor. Haftanın 6 günü, günde 9 saati bu insanla geçirmek ne kadar çekilmez bir hal alabilir hayal edebiliyor musunuz?

Ufacık ofis içerisinde iş hariç başka hiçbir türlü muhabbetin olmadığı, olan muhabbetinde sinir harbinden öteye gidemediği bir durumda nasıl huzur olur? Ben söyleyeyim. Olmuyor tabi ki de. Çünkü o ofis ikinize dar geliyor. Sıkışıyorsunuz. Sıkıştıkça çarpışıyorsunuz. Çarpıştıkça sinirler geriliyor. Sonra işe karşı moral motivasyon eksilere iniyor. Yani hiç pozitif bir şey olmuyor.
Şu son bir buçuk sene de artık adına ‘gereksiz’ dediğim kişiyle neler yaşadığımı tek tek anlatsam ağzınız açık kalır ama hazır kendimi yeni yeni sakinleştirmeye çalışırken yeniden eski defterleri karıştırmaya lüzum görmüyorum. Yaşadıklarımı gerekli mecralara anlatabilmekti tek derdim. Şükür ki sonunda anlaşıldım.

Ezelden beri tek dediğim ve çoğumuzun söylediğine emin olduğum bir söz var. Bir iş yerinde huzur olsun gerisi çok da önemli değildir. İnanın şuan da aldığım maaşın beş katını verselerdi bu şekilde huzursuz bir ortamda çalışamazdım. Para için bir şeylere diş sıkan insan olmadım hiçbir zaman. Umarım da hep böyle giderim sonsuza kadar. Kendi işimi kurana kadar J


Devamını oku..

10 Ocak 2017 Salı

Pasaport Nasıl Alınır ?

1 yorum
2016 yılından beri istediğim ama yeni yılda ancak alabildiğim pasaportuma dün itibariyle kavuştum. Sanki 10 yıllık Amerika vizesi almış kadar mutluyum dünden beri..

Bugün de size pasaport çıkarmak için bilmeniz gerekenleri soru cevap şeklinde anlatmak istedim.

  • Pasaport Başvurusu İçin Ne Yapmam Gerekiyor?
İşe her şeyden önce randevu alarak başlayabiliriz. Çünkü randevu bulabilmek gerçekten çok zor. Ben yılbaşını yurt dışında geçirmek istedim. Ama pasaport randevusu en erken 4 Ocak'a verildiğinden planlarım suya düştü. O yüzden işe ilk önce randevu alarak başlamakta faydar var. Randevu alabileceğiniz adres. E-Pasaport Aşağıda gösterdiğim yerden gelen soruları cevaplayarak ilerleyebiliyorsunuz. 

  • Pasaport Almak İçin Gerekli Evraklar Nelerdir?
En az 2 adet biyometrik fotoğrafınız elinizde hazır olsun. Fotoğrafta dikkat etmeniz gereken hususlar var. Son 6 ayda çekilmiş olması, dişlerinizin gözükmemesi ve saçlarınızın toplu olması gerekiyor. 
Diğer gerekli evraklar ise pasaport harcınızı yatırdığınız bankadan alacağınız dekont ve nüfus cüzdanınız.
  • Pasaport Ücretleri Ne Kadar ve Nereye Ödenir?
Pasaport ücretleri kaç yıllık alacağınıza göre değişiyor. 6 aylık olarak başlayan pasaport süreleri 5 ve üzeri yıllara göre. Tabi her birinin de ayrı ayrı ücretleri var. Bu arada şunu da söylemeliyim ki 6 aylık pasaport sahibi vize başvurusu yapamıyor. Bilginize..

2017 Pasaport Harç ve Defter Bedelleri

Harç Bedeli
Defter Bedeli
Toplam
6 AY
120,1 TL
94 TL
214,1 TL
1 YIL
175,5 TL
94 TL
269,5 TL
2 YIL
286,4 TL
94 TL
380,4 TL
3 YIL
406,7 TL
94 TL
500,7 TL
4 – 10 YIL
573,1 TL
94 TL
667,1 TL
Pasaport ücretlerini bütün bankalar aracılığıyla ödemesini gerçekleştirebilirsiniz. Bankaya gittiğinizde nüfus cüzdanınızın muhakkak yanınızda olması gerekiyor. Ödemeyi yaptıktan sonra dekontunuzu almayı unutmayın.

  • Pasaport İşlemleri Ne Kadar Sürüyor?
Kendimden örnek vererek konuşabilirim ki 4 Ocak pasaport randevusuna gittim. 9 Ocak günü PTT kargo ile elime geçti pasaportum. Pasaport şubelerinde 3 gün olarak yazsa da yoğunluktan dolayı bu süre bir haftayı bulabiliyor. Şubede ki polis memuru yoğunluktan bahsedince bir haftayı gözden çıkartmıştım ama araya hafta sonu girmiş olmasını saymazsak yaklaşık 3 günde geldi benim pasaportum. 

Şunu söylemem de fayda var. Bu anlattıklarımın hepsi 18 yaş üstü ve umuma mahsus yani bordo pasaport için gerekli. Diğer pasaport işlemleri için bir bilgim yok. 

Pasaportumu aldığıma göre şimdi nereye gideceğime karar verme zamanı. Burayı mutlaka görmen gerekiyor dediğiniz bir yer varsa lütfen benimle paylaşın. 

Gidilecek terler listesi hazırlamaya başladım. 

Devamını oku..

29 Aralık 2016 Perşembe

🌠 2017'yi Beklerken..🌠

15 yorum
Bir yıl daha gidiyor. Bir yaş daha alıyoruz. Belli ki yaşlanıyoruz. Nasıl geçtiğini de anlamıyoruz zamanın. Bakalım şöyle bir geçmişe. 2016'ya nasıl girdiğimi hatırlıyorum da günler, haftalar, aylar nasıl geçti.. Bir türlü çözemiyorum..

Ümitlerim var benim 2017'den. Umutlarım ve bitmeyen hayallerim. Mesela daha dolu yaşamak istiyorum bu yılı. Daha mutlu, daha huzurlu. Hani böyle bir şeyi ilkinde yapamazsın da ikincisin de daha iyi yapmaya çalışırsın, en azından özen gösterirsin ya. İşte öyle. Her geçen yıl diğerinden daha güzel geçsin istiyorum. Gelen gideni aratmasın mantığı.




Mesela çok üzüldük 2016'da. Çok öldük, çok öldürüldük ve çok yara aldık. Ağzımız sürekli 'lanet olsun, kınıyoruz, Allah kahretsin!' sözleriyle doldu taştı kapanmadı. Gözümüz sürekli ağladı. Kalbimiz hep acıdı. Tam geçti derken yine öldük, öldürüldük, yaralar aldık. Sonra yine. yine. yine...
Ben 2016 da ne yaptım diye bakıyorum şimdi arkama. En iyi yaptığım şey okul oldu. Yarım kalanları tamamlamak zordur ama güzeldir.

Son 4-5 yıldır yılbaşı programı yapmıyorum. Bu sene de yapmadım. Aslında yurt dışına gidecektim. Pasaport randevumu yetiştiremedim. Ama 2017'ye dair ilk planım yurt dışına çıkmak. Bu da güzel bir başlangıç olabilir gelecek seneye dair. O yüzden de mutluyum aslında.

Çok seyahat edemedim. Yeni bir yer keşfedemedim. Sadece üç konsere gittim. Sadece dört sinema filmi izledim. Ama hayatta izlemem dediğim Game Of Thrones'a başladım. 3. sezonun yarısındayım. O hayatta izlemem dediği diziyi şu an bıraksanız 10. sezonu dahil üç günde bitirebilirim.

Dileklerim var 2017'den. Ülke olarak insanlara, bana, aileme, ev sevdiğim arkadaşlarıma, tanıyıp tanımadığım herkes bu sene çok mutlu olsun. Huzurlu olsun, sağlıkları eksilmesin bedenlerinden. Kayıplar yaşamasın. Herkes istediği yerde istediği hayatı yaşasın. Özgür olsun. Savaş olmasın. Minicik yavrular ölmesin. Anneler ağlamasın. Babalar askerden oğlum gelsin diye dört gözle beklerken onların üzerlerine toprak atmak zorunda kalmasın. İnsanlar saygılı olsun. Duyarlı ve en önemlisi VİCDANLI olsun. Çocuklar dayak yemesin şeker yesin. Sevgi eli uzatılsın onlara tecavüz değil.

Kendime isteklerimde var. Okulumu bitireyim. Sonra ikinci üniversite hayalim gerçekleşsin. Okumanın yaşı yok sonuçta. Yeni hobiler edineyim. Artık bu sene araba alabileyim. ( Bu zamlarla yine zor ama..) Kendi işimi kurayım. Bir de tarih atarken 2017 yazmaya çabuk alışayım. Bereketli bir yıl olsun. Daha çok gezeyim. Yeni yerler keşfedeyim. Yurt içi yurt dışı fark etmez. Çok daha anım olsun. Çok kitap okuyabileyim hiç seçmeden. Daha fazla müzik dinleyebileyim. Bütün şarkıları bileyim. 80'ler, 90'lar 2000'lerin başı. Yeni hit şarkılar, yerli -  yabancı.. Evet böyle bir manyaklığım var itiraf ediyorum. Bütün şarkıları dinlemek ve ezberlemek..

Dil öğreneyim. İngilizceyi geliştireyim. İtalyanca, İspanyolca gibi farklı diller öğreneyim. Not tutmayı alışkanlık haline getireyim. Düşünüyorum, kendimle konuşuyorum ama sonra hemen unutuyorum. Unutmadan hepsini yazacak bir robot icat edilmeli mesela.

Umutluyum 2017 den.
Umarım içimden geçen bütün iyi niyetli dileklerim kabul olur. Daha fazla biz olalım. Ben, sen, o değil. Kürt, laz, çerkez değil. Alevi, sünni değil. Sadece BİZ!

Devamını oku..

5 Aralık 2016 Pazartesi

Maybelline Push Up Drama & Push Up Angel İnceleme

5 yorum
Artık duymaktan hatta görmekten bıkmış olsak da bu iki ürünün inceleme yazısını yazmadan geçemedim.
Maybelline markasına ait olan bu iki rimel için neler duydum, neler okudum. Dayanamadım aldım. Uzun bir süredir Drama'yı kullanıyorum, son bir kaç gündür de Angel için baya bir fikrim oluştu.


İlk önce Push Up Drama'dan bahsetmek istiyorum.

Almak için direnmedim. Çünkü Maybelline markasına ait rimellere karşı bir zaafım var. Hakkında okuduğum bütün olumsuzluklara rağmen aldım. İlk kullandığımda herkes gibi bende sevmedim. Ama yiğidi öldürüp hakkını yeme demişler. Gerçekten hacim, kirpikleri ayırma, uzatma anlamında benden 10 üzerinden 10'u aldı. 2 kat uyguladığımda kirpiklerimi kaşlarıma kadar değdirdi.

Herkes gibi olumsuz olarak gördüğüm tek yanı fazlasıyla ıslak yapıda olması. Ben ilk önce rimel sürüp makyajımı tamamladıktan sonra eyeliner çeken biri olduğumdan çok fazla problem yaşamadım o konuda. Ama tabi ki acil bir durumda benim gibi makyaj yapanlar bu rimeli tercih etmeyecektir.

Yine Cosmetica indiriminden stok yaptım ben. Benim gibi sevenler varsa ara sıra Cosmetica'yı takip edin. Fiyatı 10 TL'ye kadar düşüyor..

Benim gibi uzun ve dolgun bir kirpik düşkünüyseniz bu rimel hiç size göre değil. Bana göre de değil. İlk aldığımda ( yazısı burda ) bir arkadaşım baya laf etmişti neden aldın diye. Yerden göğe kadar haklıymış. İnce ve plastik fırçası sayesinde kirpikleri sadece doğal bir görünüme kavuşturuyor. Onun dışında 'bence' hiç bir esprisi yok. Adında ki Angel gibi yani melek kanadı gibi bir görünüm vermiyor kirpiklere.

Bitene kadar üst kirpiklerle değil alt kirpiklerime uygulayacağım. Bir daha da alacağımı sanmıyorum. Yine Cosmetica indiriminden merak ettiğim için almıştım.

İki rimel için bir de ben yorum yapayım istedim. Umarım açıklayıcı olmuştur.
Yorumlarınızı bekliyorum 💬








Devamını oku..

30 Kasım 2016 Çarşamba

130 TL'ye Makyaj Alışverişi | Black Friday

18 yorum
Büyük indirim ve alışveriş günü olan Black Friday geçen hafta cuma başlayıp pazar günü son bulmuştu. Bütün markalar, firmalar bu indirimleri yaptı ve bende bir güzel yararlandım kozmetik anlamında.
Kozmetik de online alışverişi çoğunlukla Cosmetica dan yapıyorum. Hem haftanın belli günleri büyük indirimler oluyor hemde kapıda ödeme sistemi olması beni mutlu ediyor. Aldığım ürün elime gelmeden parasını ödemek bana göre değil 😤

Hadi bakalım neler almışım..


Maybelline The Eraser Eye Concealer: Daha önce Gratis indiriminden Nude rengini almıştım. İhtiyacım olan bir ürün değil ama indirimi duyunca meraktan aldım. Sanırım 15,90 T'ydi fiyatı Gratis de. Cosmetica'dan Light rengini 14,90 TL'ye aldım. Daha sonra detaylı bir yazı yazmayı düşünüyorum.
Maybelline Affinitone Foundation: Yıllar yıllar önce belki de Affinitone serisi ilk çıktığında bir arkadaşım doğum günü hediyesi olarak almıştı bana bu fondöteni. Maybelline markasına ait ürünlerden bir makyaj çantası olarak. O zaman hiç beğenmemiştim. Şimdi kendisine bir şans daha vermeyi düşünüyorum. Çünkü herkes bu serinin baya düzeldiği görüşünde. İndirimden 14,90 TL'ye aldım.
Maybelline Fit Me! Foundation: Bir anne atasözü der ki 'Fondöten üstüne mi yatacaksın' 😊 Bilerek ve isteyerek aldığım tek mat fondöten. Almayı düşünmediğim bir üründü. Yine indirimi yakalayınca 'belki lazım olur' diyerek aldım. Fiyatı 13,90 TL.
Maybelline Facestudio Blush: Hep aynı renk allıklardan ne anlıyorum bilmiyorum ama sanırım buna son vermem gerekiyor. Neredeyse aynı renk olan allıkların sayısı baya bir çoğaldı bende. Fiyatı 14,90 TL.
Maybelline Push Up Angel Maskara: Sonunda bende aldım. Gerçi çok olmadı daha ülkeye geleli ama. Drama'dan da memnunum. İlk başlarda pek anlaşamadık ama sonra anlaşmaktan başka çaremiz olmadığını anladık. Bakalım Drama kadar sevdirecek mi kendini Angel? 14,90 TL.


Loreal Infaillible Sexy Balm: Böyle güzel koktuğunu bilseydim farklı renklerini de alırdım.. Normalde pek balm kullanmam. Kullanmayı sevmem. Bunu severim umarım. 11,40 TL


Golden Rose Matte Lipstick Crayon: Golden Rose ruj yapsın ben hepsini alırım sanırım 😊 Daha önce bu kalem rujlarından hiç kullanmamıştım. Ama rengi beni al diye bağırınca dayanamadım.. Kışa uygun süper bir renk.  Fiyatı 6,90 TL


Maybelline EyeShadow Palette Blushed Nudes: Şu paleti alan bir almayan bin pişman sanırım. Çok okudum, baktım, araştırdım. Gratis'e bunun için gittim gittim geldim. Elime aldım aldım bıraktım. Seveni de çok sevmeyeni de. Ama en son indirimdeyken alıyım istedim. Bakalım ben hangi tarafta olacağım. Fiyatı 23,90 TL.
Signal White Now Gold: White Now yazan bütün diş macunlarını denedim sanırım. Ve hepsi de bana göre 10 numara 5 yıldız macunlar. O yüzden asla vazgeçmeyeceğim bu üründen. 9,90 TL.
Oral-B Deep Clean Diş Fırçası: Yedek olarak aldım. Fiyatı 6,90 TL.

İndirimlere bayılıyorum ama kendime söz verdim. Uzun bir süre kozmetik alışverişi yapmayacağım. Hatta online sitelerde ki üyeliklerimi bile silmeyi düşünüyorum bir süreliğine. Umarım sözümde dururum. Yoksa bu gidiş gidiş değil bende ki. Şunu da bunu da derken önünü alamıyorum ve koyacak yer bulamıyorum. Çoğunu kullanamıyorum bile..

Ben Black Friday'den bu şekilde yararlandım. Siz neler yaptınız?

Yorumlarınızı bekliyorum 💜








Devamını oku..

28 Kasım 2016 Pazartesi

Bir İstanbul Kaçamağı #2 | Büyük Valide Han

9 yorum
Bu hafta sonu iade i ziyaret yaptım. Şu yazımda İstanbul'dan gelen arkadaşımla İzmit'te geçirdiğimiz vakitten az fotoğraflı da olsa bahsetmiştim. Pazar günü de ben kendisine gittim.

Taşını toprağını sevdiğim İstanbul.. Aslında beni bilen bilir sevmem pek İstanbul'u. Ama bir yandan da kendimle çelişiyorum. Sevilmeyecek şehir mi diye. Değil. Trafiğini, kalabalığını alın ben İstanbul da yaşarım. Ama diğer türlüsü mümkün değil. Kalabalığı da sevmediğimden değil oysa ama alışmışız İzmit'in sakinliğine, dingin hayatına. Fazla geliyor gibi geliyor bana İstanbul. Hoş İzmit de artık İstanbul'a benzedi ya neyse..

Sosyal medyada takip ettiğim arkadaşlarımdan hep gördüğüm ama gitmeye hiç fırsat bulamadığım yerlere gidelim istedim. Böylelikle ilk durağımız Büyük Valide Han oldu. İtiraf edeyim zor bulduk. Aslında yeri kolay ama çıktığımız o bayırı asla unutmayacağım 😓

Manzarayla baş başa bırakayım sizi..


Sabah erken saatte gitmemize rağmen müthiş bir kalabalık vardı. İnsanlar fotoğraf çekmek için bildiğiniz kuyruk halindeydi. Şehir dışından gelen bir fotoğrafçı grubu vardı. Ablalar, teyzeler.. Şahsen onları o kadar kalabalık bir şekilde görünce çok şaşırdım.


Büyük Valide Han'a giriş ücreti 1 TL. Çok ama çok eski olduğundan tadilat için toplanıyor bu 1 TL. Bu manzara değer her şey..


Nerede olduğunu ve nasıl bir yer olduğunu bilmeden gittiğimiz için iki fotoğraf çeker sonra vardır yakınlarında kahvaltı edecek yer diye düşünmüştük ama ne yazık ki öyle olmadı. Bulunduğu bölgede bolca esnaf var. Çeyizlik eşya satan esnaflar. Sokaklardan geçerken ellerinde müşteri çekmek için tabelalar göreceksiniz. Çeyizlik eşya ihtiyacın var mı diye soranları, bir şeyler almak için gelen onlarca hatta yüzlerce insanları..


Geleneği bozmadım ve kulede tabi ki zıpladım.


Yapamam ben diyorsanız demeyin. İlk bakışta tehlikeli gibi görünse de asla değil. E tabi biraz dikkatli olmakta fayda var. Bu fotoğrafta ki en büyük kubbe. Daha küçük olanlar da var. Ama en güzeli bu benden söylemesi. Bu arada yükseklik 18 metre 😉

Mükemmel bir İstanbul günü geçirdim. Hatta sadece burası bile bana yetti. İnanın akşama kadar durup fotoğraf çekebilirdim. Ama buraya gidecekseniz iyi bir fotoğraf makineniz olsun yanınızda. Zira telefonunuzun hafızası yetmeyebilir benim gibi..

Devamını oku..

23 Kasım 2016 Çarşamba

#DeneBunu Denediniz Mi? 👀

17 yorum
Geçen ay instagram da dolaşırken 'hadi canım olur mu öyle şey' dediğim bir sayfayla tanıştım. İsmi DeneBunu.com

Sayfada her ay üye olan kişilere bir kaç ürün gönderimi yapılıyor. Deneme boyu, seyahat boyu şeklinde. Ve bu ürünleri denedikten sonra kendi internet sayfalarında yorumlamanızı istiyorlar. Üstelik bu ürünlerin hepsini kargo da dahil olmak üzere ücretsiz gönderimini yapıyorlar. İlk okuduğumda şaşırmadım değil. Baya şaşırdım. Kim, neden ücretsiz ürün gönderimi yapsın ki diye düşünüyordum ki Ekim ayı kutularını alanları da görünce gerçekten var olduklarına inandım..
Peki bu kutuya nasıl sahip olabiliriz? Çok basit. DeneBunu sayfasına girip üye oluyorsunuz, profil oluşturuyorsunuz. Profilinizde nelerden hoşlandığınız, nasıl ürünler kullandığınız, makyaj malzemesinde ne tip ürünler kullanırsınız gibi sorular var. Kendinize uygun cevapları verip profilinizi tamamlıyorsunuz. Sonra ki işleminiz kutuların çıkış zamanını beklemek ve kutu talep etmek. Hepsi bu kadar.

Ben ekim ayı kutusuna maalesef yetişemedim. İnstagramdan gördüğüm kadarıyla Cosmed Krem Peeling,Clinique Beyond Perfecting Foundation + Primer, Doğadan Gizli Bahçe Siyah Çay ve Bobbi Brown Smokey Eye Maskara gönderimi olmuş. Bu ay ki kutuda ise Doğadan gizli bahçe siyah dökme çay, Dr. Beckmann renk koruyucu mendil, Kotex günlük ped bulunuyor. Normalde Doğadan markasını hiç kullanmadım. Tercihim hep Doğuş'tan yana olmuştur. Deneyio göreceğiz bakalım güzel miymiş..

Eğer sizde bu güzellikten yararlanmak isterseniz internet sitesine girip üye olabilirsiniz. Kutu gönderim tarihlerini instagram sayfasından takip edebilirsiniz..





Devamını oku..

22 Kasım 2016 Salı

🍪 Pudingli Kurabiye | Fındıkurdu Mutfakta 💛

8 yorum
Çok farklı bir yazıyla huzurlarınızdayım 😉

Beni yakından tanıyanlar bilir ne kadar mutfağa düşkün olduğumu. Yemeye de baya düşkünüm ama malum aman kilo alırım korkusuyla kendimi frenlemekten helak olucam yakında. Benim hiç böyle takıntılarım yoktu ne ara böyle oldum bilmiyorum.

Mutfak benim kendimi alamadığım bir alan. Girince çıkaramıyorum kendimi. Hiç yapmadığım şeyleri denemeye bayılıyorum. Sonuçları bazen hüsran olsa da vazgeçmeyeceğim tek yer.

Dedem memleketten geldi. Anneannem iki yıl önce vefat ettiği için ve köy yerinde ona böyle şeyler yapacak biri olmadığı için kalktım dedeme pudingli kurabiye yaptım. Kardeşlerim pudingi kurabiye de sütle pişirilmiş şekilde zannetseler de sonuca ailecek bayıldık. Saat, kilo demedik gece gece bir güzelde yedik.


Tarifi ise; 100 gr oda sıcaklığında margarin, 1 çay bardağı yağ, 1 paket puding (arzunuza göre), 1 yumurta, 1 kabartma tozu, 1 vanilin ve toparlanana kadar nişaşta ve un ekleyip karıştırın. Daha ağızda dağılsın isterseniz nişaştayı bol unu daha az ekleyin. Ben öyle yaptım. Süper oldu.

Tarifi deneyin, mutlaka beğeneceksiniz..

Devamını oku..

21 Kasım 2016 Pazartesi

Kurtuldum, Ben Geldim

10 yorum
Ne kadar uzun süre olmuş.. Şöyle bir baktım da galiba ilk kez bu kadar uzun bir süre yokum buralarda. Ama itiraf edeyim özledim. Yazılarınızı okumayı, yorum yazmayı, yorumlarınıza cevap vermeyi.. O kadar değişik bir zaman geçirdim ki paylaşımlarınıza bile bakamadım. Kim bilir neler kaçırdım neler..

12 Kasım itibariyle vize haftası başladı. Okul hayatımdan kısacık da olsa şu yazımda bahsetmiştim. Bu arada bahsettiğim yazımı buraya eklerken fark ettim. Özel karakterler ekleyin butonu gelmiş. Benim yokluğumdan istifade sürpriz hazırlamış blogger. Şimdi bakıyorum da baya bir karakter var ya.. Afferin sana Blogger 😍


Neyse vize diyordum.. Geçen dönemin aksine daha iyi geçti. Gerçi geçtiğimiz dönemden daha az dersim var o yüzden de olabilir ama.. Neyse. Sonuçlar daha açıklanmadı. Bir kaç tanesini biliyorum ama gözümle sistemde gördüğüm an içim daha çok rahatlayacak.

Cumartesi başlayan vizeler 19 Kasım cumartesi itibariyle bitti. Ama bende bittim. Geçen dönem daha fazla dersim olmasına rağmen okula gitmekte, sınavlarda daha bi hevesliydim. Bu dönem o heves tam kadro değildi içimde. Bir an olsun kaybedicem diye çok korktum. Çok fazla yara bere almadan atlattım çok şükür. Darısı finallerin başına. Sonra verin bana cübbe, kep. Giyip şehirde tur atıcam 😁

Vizeler bitti ama bende dert bitmedi. Biliyorsunuz ki dün KPSS vardı. Ben bu sene üniversiteden mezun olacağımı akıl edemediğim için liseden kaydımı oluşturdum. Aslında bir bakıma iyi oldu. Sorular daha kolay, eğer iyi bir puan alırsam da ataması da çabuk olacak. Bunların hepsi birer umut fakirin ekmeği misali 😊 Aslında eğer biraz olsun çalışsaydım güzel bir puanı garantilerdim. Annem söylemişti. Ama ben yine dinlemedim annemi. Ahh ah.

Dertler derya olmuş bense bir sandal.. Geldim artık buradayım demek için yazayım selam vereyim dedim. Biraz daha konuşursam kendi kendimi borçlu çıkaracağım.

Kısa zamanda farklı yazılarla görüşmek üzere.

Devamını oku..

5 Kasım 2016 Cumartesi

Müptezeller #Okudum

4 yorum
Ülke karıştı yine. İnternet bağlantıları yüzünden çok zor şartlarda yazıyorum. Telefondan yine VPN'le falan işimi çözüyorum ama bilgisayardan bu iş biraz daha zor oluyor. Bu mevzu derin ve uzun. Biz bana gelelim. 
Malum okullar açıldı. Eylüldü ekimdi derken dayandı kapıya vize haftası. Öğrenci olanlar beni çok iyi anlar. Benim okul konum biraz karışık. Şimdi bunları okuyunca beni yeni üniversiteli sanmayın. 2009 girişliyim ben üniversiteye. Kendi hatalarım ve istemediğimden dolayı bir sene okuyup bıraktım okulumu. Şimdi kaldığım yerden devam etmeye çalışıyorum. Tam 6 yıl sonra.. Bunun ne demek olduğunu ve nasıl zor bir şey olduğunu sonra konuşuruz..

Devamını oku..

31 Ekim 2016 Pazartesi

Sinema Sezonu Açıldı | İkimizin Yerine

8 yorum
Sinema sezonu sonunda açıldı. Bir çok film vizyona girdi. Ve bir çok film de tarihlerini bekliyor. Bende sezonu açtım dün itibariyle ve İkimizin Yerine filmine gittim. Ama gelin görün ki hayal kırıklığı.. 

Çok fazla spoiler vermeden birazcık bahsetmek istiyorum filmden. Nejat İşler ve Serenay Sarıkaya'nın başrollerini oynadığı film için 3 gün gibi kısa bir sürede rekor kırdı ve 330 bin kişi tarafından izlendi. Son on yılında en iyi açılışını yapan aşk filmi oldu. Bende bu sebepten çok büyük umutlarla gittim. Beklentim oldukça yüksekti açıkçası. Hatta bol aşk ve duygusal sahneler var umuduyla kız arkadaşımla gitmekten bile çekindim. Ama hayal kırıklığıyla ve keşke başka bir filme gitseydim düşüncesiyle çıktım filmden. 



Film Bursa'nın Mudanya ilçesinde geçiyor. Çiçek (Serenay Sarıkaya) ve Doğan'ın (Nejat İşler) zor başlayan ama çabuk biten bir aşkını anlatıyor. Ama aşkları asla beni inandırmadı. Kendimi şuan filmi anlatmamak için zor tutuyorum...

Konu olarak diğer yerli filmlerin aksine farklı bir konu olsa da karakterleri ve oyuncuları, yaşadıkları aşk ve hayat beni hiç inandırmadı. Oysa ki yıllar sonra Nejat İşler'i görmek, Zerrin Tekindor'u seyretmek heyecanlandırmıştı beni en başta. Ama yine de yıllar sonra Nejat İşler'i görmek güzel. Filmin tek elle tutulur yanı o. 

Bence filmin tutulmayacağı anlaşılıp oyuncularla gişe garantisi sağlamaya çalışmışlar. Doğru değil ama böyle bir filmi izletebilmenin tek yolu bu diye düşünüyorum. Diğer türlü senaryo kesin patlardı.

Sonuç olarak bana kalırsa gidilmesi gereken bir film değil. Ama benim gibi merakına yenik düşenler olacaktır.

Aklımda bir çok film var vizyona girmesini beklediğim. Umarım onlarda da hayal kırıklığı yaşamam. 

Beklentinizi çok yüksek tutmazsanız filmi sevebilme ihtimaliniz olabilir diye düşünüyorum. Benim aksimi düşünen biri varsa lütfen yorum bırakabilir mi? Gerçekten çok merak ediyorum.. 

Devamını oku..

Bloğum Yeniden Doğdu ♥ Değmesin Yağlı Boya

12 yorum
Temmuz ayında açtığım bloğumun uzun zamandır tasarımıyla ilgili sıkıntılar yaşıyordum. Kendi kendime header yapıyordum ama köklü bir değişim ve güzel bir tasarıma ihtiyacım vardı. Değişiklik için bir süre baya bir araştırma içerisine girdiğim oldu ama istediğim gibi birini bulamadım. Aman ne istiyorsun ki derseniz rahat rahat ne istediğimi anlatabileceğim ve beni anlayan biri.. Ve buldum :)

Devamını oku..

25 Ekim 2016 Salı

Kahve Muhabbeti #2

Hiç yorum yok
Dün bir yazı okudum Twitter da. Linkini buraya bırakıyorum okumak isteyen olursa diye. 

Yazının başlığı Hayatımızdaki En Önemli Şeyler

Yazılanlar evet doğru. Hepsine katılıyorum. Ama benim dikkatimi çeken şey hayatımızda ki en önemli şeylerin sıralaması. Yayında ki sıralama;

Devamını oku..

19 Ekim 2016 Çarşamba

Flormar Silk Matte Liquid Lipstick #008

10 yorum
Yine yeni elime ulaşan Flormar Silk Matte Liquid Lipstick ile karşınızdayım.. Ürün hala Flormar online sitesinde yeni ürün olarak satışta olsa da denemeyen çok azdır diye düşünüyorum. Ürünün toplam da 8 rengi mevcut. Bende ki rengi ise Dark Violet. 2 rengini aldım. Diğer renk yanılmıyorsam Sunset. Ama kendisi yakında yapacağım çekiliş için kenarda bekliyor. 

Devamını oku..

18 Ekim 2016 Salı

Flormar Upto 7 Days Shine & Color

8 yorum
Flormar'ın Upto 7 Days serisi ojelerini duymayan kalmamıştır. Ve sanırım ben hariç.. Kendileriyle dün tanıştım. Bulunduğum bölgede ki Gratis mağazasına bir kaç tane gönderilmiş birer renk olarak. Üç tanesi artık benim oldu. Ama gel gelelim memnun muyum..

Devamını oku..